Nemrut ve İbrahim Peygamber

Nemrut, İbrahim Peygamber’i yakmak için devasa bir odun yığını hazırlar ve ortasındaki direğe de İbrahim’i bağlatır.
Bir taraftan da odun yığınını ateşe verir. Tam da o esnada bizim buralarda Aqo kuşu dediğimiz, karga ile bir başka kuşun melezi kuş, gagasında kuru bir dal ile ateşe yaklaşıp kuru dalı odun kümesinin içine atıverir.
Bu durumu görenler soruverir Aqo kuşuna
“O minicik dal parçasını bu kocaman ateş yığının içine, ha atmış ha atmamışsın ne fark eder!”.
Yanıtlar Aqo: “Ben de biliyorum da! Mesele o değil. Maksat İbrahim’le düşman olduğumuz belli olsun” der.

Tam da o esnada mini minnacık bir serçe kuşu belirir ateş yığınının üzerinde. Gagasında da bir damlacık su. Ve hemen o bir damla suyu yukarıdan bırakıverir ateş kümesinin üzerine.
Ona da sorarlar:
“Bir damlacık suyu bu koskocaman ateşin üzerine bıraktın. Ne işe yarayacak ki!”
Yanıtlar serçe,
” Olsun, ben de biliyorum faydası olmaz da! Hiç değilse İbrahim’le dost olduğumuzu, onun yakılmasına, ateşe atılmasına gönlümün elvermediğini bilsinler istedim.”
O gün bu gündür, o melez kuşa bizim buralarda “Aqo Piçi” derler. Fırsat bulduğunda eski Diyarbekir’in o bazalt taşlı evlerinin avlularından sabun çalan bu kuşu çok da muteber saymazlar.

Serçe içinse, kışın evlerin pencere kenarlarına beslensinler diye ekmek kırıntıları koyarlar. Yetinmezler eski Diyarbakır evlerinin toprak damlarının, sivineklerinin hemen altındaki bingi taşlarının yanına çok soğuk günlerde içinde barınsınlar diye yuva da yaparlar.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
Yandex.Metrica