Kralsın

Zamanın birinde Avrupa’da bir kral yanına bir muhasebeci tutmuş. Zamanla bu muhasebeciden memnun kalmış ve krallığın bütün mali işlerini bu muhasebecinin yürütmesini istemiş. Muhasebeci, kralı zengin etmiş, kral muhasebeciye son derece güveniyormuş. Bir süre sonra muhasebeci, krala çaktırmadan krallığın kasasından sağa sola faizle para vermeye başlamış. Geri gelen paranın anasını kasaya, faizini cebe atıyormuş. Bu faizcilikle muhasebeci de epey bir zengin olmuş.

Gel zaman git zaman muhasebeci kralın yanından ayrılıp kendi çalışmaya başlamış. İşi de faizle ihtiyacı olana para vermek. Avrupa’da savaş çıkmış. Krallar ellerindekileri tükettiğinde bizim muhasebeciden borç almaya başlamışlar. Karşılıklı iki kral savaşıyor ve bizim muhasebeciye sürekli borçlanıyorlar. Onlar savaşıyor, bizim muhasebeci her geçen gün zengin oluyormuş.

Zenginliğine zenginlik katan muhasebeci daha sonra başka ülkelere de faizle borç vermeye başlamış. 5-6 ülke bu muhasebeciye borçluymuş. Krallar aralarında anlaşıp bizim muhasebeciye demişler ki, “sen çok büyük adamsın, gel seni bir ülkeye kral yapalım”. Bizim muhasebeci ne dese beğenirsiniz, “Bir ülkenin ekonomisine hakimsem, zaten o ülkenin kralı benim.”

Ekonomik özgürlüğün varsa, kralsın…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
Yandex.Metrica