Helvayı Kim Yiyecek

Biri Kadiri, biri Nakşi, biri Bektaşi olmak üzere üç derviş arkadaş olarak seyahate çıkmışlar. Yolda giderken Kadiri ve Nakşi dervişleri, şeyhlerinin kuvve-i kudsiyyesinden, büyüklüğünden, kerametlerinden bahsederek birbirleriyle müsabaka ediyor ve bu sırada Bektaşi de sükut ederek bunları dinliyormuş. Akşam bir köye gelip misafir olmuşlar. Misafir odasında üç derviş bulunduğunu haber alan köylülerden her biri âdet olduğu üzere hanesinden bir kap yemek getirmiş. Misafirlere ikram edilmiş. Taamın bitmek üzere olduğu sırada bir köylü de bir sahan un helvası getirmiş ise de dervişler karınlarını iyice doyurmuş oldukları cihetle helvayı ertesi günü yemek üzere kaldırmaya karar vermiş. Biraz oturduktan sonra helvayı yalnız kendisine hasretmek için bir tedbir düşünmekte olan Kadiri demiş ki, “Arkadaşlar, aklıma bir şey geldi. Şimdi yattığımız zaman istihareye niyet edelim. Yarın sabah her üçümüzün gördüğümüz rüyaları dinleriz. Hangi rüya mükemmel ve iyi ise onun sahibi mükâfat olarak helvayı yesin” demiş. Bu teklifi Nakşi ve Bektaşi de kabul etmiş. Yatıp uyumuşlar. Ertesi gün birinci olarak Kadiri demiş ki, “Hayırdır inşallah, rüyamda şeyh efendi teşrif ettiler. Gel derviş diyerek elimden tutup beni cennet-i alaya götürdüler. Bahçeleri, köşkleri, huri ve gılmanları hep gösterdiler. Taamlarından, meyvelerinden yedirdiler. Sonra uyandım, kendimi yatakta buldum.

Arkadaşları bu rüyanın mükemmel olduğunu tasdikten sonra Nakşi söze başlayarak, “Ben de gördüm ki bizim şeyh efendi gelip beni göklere çıkardı. Orda meleklerle görüştük. Güneşi, ayı, yıldızları temaya eyledim!”

Bu rüyanın da mükemmel olduğu tasdik olunmuş. Sıra Bektaşi’ye gelmişse de o ağzını açmadığından arkadaşları yıldızları sormuş, “Sen rüya görmedin mi?”

“Gördüm.”

“Niçin nakletmiyorsun?”

“Sizin rüyalarınıza nazaran nakle layık değil de onun için.”

“Öyle olmaz, her halde söylemelisin.”

“Ben de gördüm ki şeyhim geldi. ‘Derviş Mehmet Kadiri’yi şeyhi cennete götürdü. Tatlılar, meyveler yedirdi. Köşklerde, bahçelerde gezdirdi. Nakşiyi şeyhi göklere çıkarıp meleklerle konuşturdu. Benim elimden böyle şeyler gelmez, bari sen de kalk şu helvayı ye’ dedi. Ben de kalktım, helvayı yedim” demekle arkadaşları Bektaşi’nin kendilerinden usta çıktığını tasdik eylemişler.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
Yandex.Metrica