Davranışların Önemi

Kısa bir seyahatte tanışıp arkadaş olduğum bir dostum bana, nasıl Müslüman bir ailede yetiştiğini anlattı. Bu arada bu arkadaş Guyana kökenli. Guyana’da dinlerine bağlı Müslümanlar da var, İslam’ı Hinduizmle karıştırmışlar Müslümanlar da var. Bazıları sadece ismen Müslüman ama neredeyse dinle alakalı hiçbir şey bilmiyorlar.

Bu arkadaşım da bu son kategoridendi. Neredeyse dinle alakalı hiçbir şey bilmiyordu. New York’ta yaşadığı zaman içinde neredeyse Müslüman gibi değildi. Annesiyle kavga edermiş, birkaç kere hapse girip çıkmış, çeteler falan her türlü şey.

Sonraları hayatında bir Tanrı arayışına girmiş. İsmi de Müslüman ismi olduğu için, temeli Müslüman olduğu için ilk İslam’a bakmış, İslam’ı araştırmayı başlamış. Mescid’e gitmeye başlamış daha bilinçli olmak için. O zamanlar da, Hristiyan olan kız arkadaşıyla evliymiş. Eşi, tabi o dine eğildikçe değişiklikler fark etmiş. Adam namaz kılıyor, dolapta artık bira yok, içmeye gittiği arkadaşlarıyla çıkmıyor, hafta sonları eğlenmeye gitmiyor. Artık başka biri. Bir şeyler değişmiş. Ama adam kadına hiçbir şey söylememiş. Ne başını ört ne başka bir şey.

Bir gün bir hocaya gitmiş, bana ismini vermedi ama o kişiye dua ediyorum. Demiş ki: “Bakın ben gün geçtikçe Allah’ın daha çok farkına varıyorum, ama hanımım Hristiyan. Hatta dininin yaşayan bir Hristiyan biri bile değil, sadece ben daha önce neysem o da o. Ona nasıl yardım edebilirim?”

Hoca da demiş ki: “Ona İslam hakında bir şey söyleme. Sadece olabileceğn en iyi eş ol ve bunu yapabilmek için de Peygamberimiz (s.a.v.) nasıl bir eşti onu oku. Sadece bunu yap. Ona ne söyleyeceklerin hakkında endişelenme, sadece olabileceğin en iyi eş ol ve bu da Hz. Muhammed (s.a.v.)’in sünneti.“. Efendimiz eşine hediyeler alırdı, eşiyle şakalaşırdı, ümmetin annesiyle zaman geçirirdi, iltifat ederdi. Bundan özellikle bahsediyorum millet! Onlara iltifat ederdi, homurdanmazdı.

Sizin için iltifat etmek acı verici biliyorum, özellikle benim geldiğim Pakistan’dan gelenler için, eşinize iltifat etmek ülsere falan sebep olabilir. Anlıyorum ama bu bir sünnet! Yemek güzelmiş demek.. Bizim hanımlarımız da kötü şeyler duymaya o kadar alışmışlar ki eşi “Bugün hoş görünüyorsun.” dese “Ne istiyorsun?!” diyor, endişeleniyor. Bunu düzeltmeliyiz, sağlıklı bir şey değil.

Arkadaşım da böyle yapmış. İlk başlarda eşiyle İslam hakkında konuşmalar yapıyormuş, nasıl Hristiyanlık’ın mantıksız olduğu, 1 nasıl 3 olamaz, 3 nasıl bir 1 olamaz gibi şeyler. Ama hiç birisi işe yaramamış. Eşi sürekli “Özümde Hristiyanım ben, İsa kalbimde, beni rahat bırak.” diyormuş. 3 yıl geçmiş, o da artık zaten bu tarz konuşmalar yapmayı bırakmış, sadece en iyi eş olmaya odaklanmış.

Bir gün akşam namazı kılıyormuş, bir de bakmış eşi ona katılmış. Adam namazda, o kadar şaşırmış ki namaz falan gitmiş zaten. Namazdan sonra sormuş tabi neler oluyor diye, kadında muhtemelen her kadının söyleceği şeyi söylemiş “Karışık biraz.”. Ama tabi eninde sonunda anlatmış ve demiş ki: “Bak, ben daha önce senin gibi bir eş görmedim, babam böyle değildi. Senin gibi bir baba da görmedim, senin bizim çocuğuma davrandığın gibi. O kadar güzel ki, bu din yanlış olamaz.”

Görüyor musunuz, bu Allah’ın farkına varmayla alakalı. Ne kadar Kuran ezberinde, kaç dua biliyorsun, ne kadar din hakkında bilgin var, bununla alakalı değil. İnsanlar sizin davranışlarınızı gördüğünde insanları takvalı olmaya çağırıyorsunuz.

| Nouman Ali Khan

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
Yandex.Metrica