Fıkra

Adam karısıyla arabada giderken polis sirenini duymuş, hemen sağa çekmiş ve polis gelmiş: Buyrun memur bey? Beyefendi direksiyon başındayken cep telefonuyla konuşuyordunuz Yok efendim sadece bip yaptı, ben de şarjı mi bitiyor diye baktım Karisi lafa atlamış: Aaa yapma hayatim. yarim saattir ortağınla iş görüşmesi yapıyordun telefonda Adam karısına tip tip bakarken polis yine sormuş: Beyefendi emniyet kemerinizi neden takmıyorsunuz??? Memur bey takmıştım ama sizin geldiğinizi görünce durduktan sonra çözdüm Karisi yine atlamış: Aman sekerim sen de o kemeri hayatında bir kere taktın...
Adamın biri güzel bir papağan satın alarak eve getirmiş ve başlamış konuşmayı öğretmeye. Özellikle papağanın “amca” demesini istiyormuş. Günlerce uğraşmış ancak papağana tek kelime öğretmeyi başaramamış. Bir gün iyice sinirlenmiş ve papağanın bir tüyünü kopararak, “amca de bakayım” diye bağırmış. Papağandan yine ses çıkmayınca her seferinde “amca de” diyerek hayvanın tüylerini tek tek yolmuş. Adam, tüylerini tamamen yolduğu papağanı tavuk kümesine atmış. Sabaha karşı kümesten gürültüler gelmeye başlamış. Kümese giden adam birde...
Adamın biri, bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş. Ağaçta bulunan başka biri de onu izliyormuş. Namazını bitiren adam daha sonra namazının kabul olması için Allah'a dua etmeye başlamış.  - "Allahım sen namazımı kabul et."  Ağaçtaki adam:  - "Etmem", diye cevap vermiş. Adam şaşırmış. Tekrarlamış:  - "Allahım sen kıldığım namazı kabul et."  - "Etmem."  Adamın şaşkınlığı iyice artmış. Yine:  - "Allahım sen namazımı kabul et", demiş. Ağaçtaki adam tekrar:  - "Etmem", deyince adam sinirlenmiş.  - "Etmezsen etme. Zaten abdestsiz kılmıştım..."
Yaşlı bir çift her yıl düzenlenen bir festivale giderlermiş.  Her yıl yaşlı adam festivalde düzenlenen "10 dolara uçak gezintisi"ne katılmak ister, her yıl da karısı itiraz eder ve şöyle dermiş:  - "10 dolar 10 dolardır." Üç yıl beş yıl "10 dolar 10 dolardır" derken  en sonunda yaşlı adam demiş ki:  "Bak, artık 71 yaşındayım, bu uçağa bu sene binmezsem bir daha hiç şansım olmayabilir."  Fakat karısı tınmamış ve şöyle demiş: - "10 dolar 10 dolardır...".  Ama bu sırada...
Ava çıkmış adam, başına gelenleri anlatıyormuş :  -Ormanda ilerlerken, karşıma kocaman bir Ayı çıkmaz mı?Çifteyi doğrultacak vakit yok!..Silahı bir kenara attığım gibi başladım kaçmaya.Fakat Ayı peşimde!Benden hızlı koşuyor.Bir ara ayının sıcacık nefesini ensemde hissettim.O kadar yaklaşmıştı.Derken Ayının ayağı kaydı, yere düştü...Fırsat bu fırsat, tabana kuvvet arayı açtım.Ama Ayı toparlandı, kalktı, bana yetişti.Yine nefesi ensemde... Pençesini uzatsa omuzumdan yakalayacak.Allahtan tam o sırada yine Ayının ayağı kaydı, yere düştü.Talih bana gülüyor!Hızımı arttırabildiğim kadar...
temel yıllar sonra aradığı saf ve temiz biri olan Fadime ile evlenir. düğün biter eve gelirler temel Fadimeye nasıl yaklaşacağını düşünürken birden fadimeye: -bak sana birşey göstericem ama başka kimsede yok. der sonrada çıkarır fadimeye gösterir fadime: -bu ne işe yarar diye sorar. Temelde üstüne atlayıp becerir fadimenin çok hoşuna gider. sabah olunca fadime temeli dürter yine ister temel: -olmaz yalnız akşamları der. öğle yemeğine geldiğinde fadime yine ister ama temel: -olmaaaz akşama der.evde tüp biter ve...
Bir Yahudi, bir Hristiyan, bir de Müslüman yol arkadaşı olmuşlardı. Müslüman olana hediye edilen bir altını bozdurup helva almışlar ve bir konaklama yerine gelmişlerdi. Niyetleri geceyi orada geçirmekti. Müslüman oruçluydu. Yahudi ve hristiyan acıkmamışlardı. Akşam namazı vakti girince Müslüman olan, "Yemeğimizi yiyelim" dedi. Tok açın halinden anlar mı? Diğer ikisi , "Şimdi acıkmadık,yatıp uyuyalım,helvayı sabaha bırakalım" dediler. Yahudi buna ilave olarak;" Bu helva hepimize yetmez, en güzel rüyayı kim görürse helva sadece onun...
Nasreddin Hoca'nın evine bir gün üç molla misafirliğe gelir. Üçü de birbirinden obur şeylermiş. Hoca ne yemek çıkarmıssa silip süpürmüsler. O kadar ki sahanlarda yemek bitince, bunu da "sunnettir" diye ekmekle iyice sıyırırlarmış. Bu sırada odaya Hoca'nın oğlu girmiş. Mollalar Hoca'yı memnun etmek icin: -Aman ne guzel çocuk...Adı ne bunun? diye sormuşlar. Hoca: -Adı Farzdır, demis. Mollalar şaşırıp birbirlerine bakmışlar: -Bu ne biçim isim Hoca Efendi? demişler. Şimdiye kadar böyle bir isim hiç...
Karadenizde turistin biri bir dükkandan alışveriş yapmış. Para olarak da 10 dolar vermiş. Ancak Karadenizli bakkal doların gerçek mi sahte mi olduğundan emin olup olmadığından araştırırken o sırada içeri Temel girmiş problemin ne olduğunu sormuş. Bakkal durumu anlatınca Temel  - O kolay ver bakalım parayı  deyip doları eline alıp paranın bir arka birde ön yüzüne bakıp hemen  - Kesin sahte alma bu doları  demiş.  Bakkal  - Paranın sahte olduğunu hemen nasıl anladın diye sorunca Temel gayet emin...
Güreş Sanatı Bir öğrenci güreş sanatını öğrenmek için çok tanınmış bir güreş şampiyonuna gitmiş. Yıllarca büyük bir istekle ve hayran olunacak şekilde çalışmış. Bir gün ustasına sormuş: Usta, bana öğreteceğin başka bir şey kaldı mı? Usta da: Bugüne kadar öğrendiğim her şeyi sana öğrettim demiş. Bu sözler genç güreşçiyi çok gururlandırmış ve hocasının yanından ayrılıp kendi yoluna gitmiş. Ülkeyi dolaşmaya ve her yerde en iyi güreşçinin kendisi olduğunu hatta ünlü şampiyonu bile yenebileceğini söylemeye başlamış. Günler aylar...
Sayfa başına git
Yandex.Metrica