Hikayeler

Evli çift, fakir olduğundan istedikleri şeyleri hiçbir zaman alamamışlar..! Adamın babasından yadigar bir saati varmış. Fakat bu saatin zinciri yokmuş. Adamın tek hayali babasından kalan bu hatıraya gümüş bir zincir alabilmekmiş. Karısının da o kadar güzel saçları varmış ki, o saçlara yakışır gümüş bir toka almak istermiş ömrü boyunca. Evlilik yıldönümlerinde kadın bir perukçuya gidip saçlarını satmış. Aldığı parayla da ucuz bir peruk alıp başına geçirmiş. Kalan parasıyla da eşinin babasından kalan saate, eşinin...
Bir grup kadın “Kocanızla sevgi dolu bir evlilik yaşayabilirsiniz” konulu bir seminere giderler. Semineri yapan psikolog sorar: –“Kaçınız kocasını seviyor?” Bütün eller kalkar. Psikolog tekrar sorar: “Bunu ona en son ne zaman söylediniz?” Bazıları “bugün” der, bazıları “dün”, bazıları hatırlamaz. Psikolog kadınlara cep telefonlarını çıkarmalarını ve kocalarına “Seni seviyorum” mesajı çekmelerini, sonra da telefonlarını birbirleriyle değişmelerini, gelen cevapları okumalarını ister… Kadınlar söyleneni yaparlar ve beklerler. İşte kocalardan gelen cevaplardan bazıları: – “Ne oldu? hasta mı...
Adamın biri evlenmiş ama düğün sonrası eşi, dostu bu evlilikten pek memnun kalmamışlar. Adama gelip; – Ya hu, bu kadınla nasıl evlendin? Bu kadının bir gözü kör, demişler. Adam; – İyi ya! Kusurlarımın yarısını görmez, demiş. – Ama bu kadın aynı zamanda topal, denilince, Adam; – İyi işte ya! Fazla gezmelere gitmez, evinde oturur, demiş. – Kekemelikte varmış bunda, denilince, adam; – Oooo arayıp da bulamadığım şey, fazla dır dır yapmaz, demiş. – Peki, kamburu n’olcak? denilince,...
Bir gece bir genç kör kütük sarhoş olur. Yola koyulur. Hz. Mevlana’nın hayır duasını almak için. Geceymiş geç saatmiş dinlemez. Evin kapısına gelir ve kapıyı çalar. Hz. Mevlana’nın talebeleri kapıyı açarlar. Gence ne istediğini sorarlar. Genç: “Mevlana’nın hayır duasını almak için geldim” der. Talebeleri: “Şuanda hocamız istirahat halinde ve saat çok geç. Daha sonra gel”derler. Genç ısrar eder ve illa onun hayır duasını şimdi alıcam gitmem der. İnat eder ve gitmez. Hz. Mevlana gürültüleri duyar ve uyanır. Gelir kapıya ve “Ne oluyor, nedir bu...
Kütahya’nın Gediz ilçesinde işlenen bir cinayet çok enteresan bir metodla çözüldü. Katil olduğundan şüphelenilen, ancak sağlam delillere ulaşılamadığı için hakkında işlem yapılmayan A.D. isimli şahıs, cinayeti soruşturan Jandarma Astsubayı tarafından hadisenin görgü şahidi eşek ile yüzleştirildi. Öldürülen şahsa ait olan eşek, katil zanlısı olan A.D. yanına getirilince çılgına döndü ve sanığı ısırıp çifte atmaya çalıştı. Bu denemeden sonra, bu defa katil zanlısının kıyafetlerinin aynısını giyen bir Jandarma eri eşeğin yanına gitti. Ancak eşek...
Meksikalı bir köylü, göl kenarında balık tutarken yanına gelen bir Amerikalı iş adamı sormuş; – Sen ne yapıyorsun burada? – Balık tutuyorum, demiş balıkçı – Neden daha büyük işler yapmıyorsun? Mesela bir iş kurmuyorsun, tuttuğun balıklar çok lezzetli, küçük bir işyeri kurabilirsin – İş kurduktan sonra ne olacak, demiş balıkçı – Para kazanırsın, zamanla işleri büyütürsün. Yanında bir çok insan çalışır. İhracat yaparsın. Hatta New York’ta ofis tutarsın – Sonra? – Çok zengin olursun! Aklın alamıyacağı kadar...
Ünlü Basketbolcu Hidayet Türkoğlu eşiyle birlikte Eminönü’nde geziyordu. Önce akvaryumcuları dolaştılar, Kapalıçarşı, Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya, Sultanahmet, Topkapı Sarayı, Gülhane Parkı, derken Yeni Camii’nin önüne kadar geldiler. Orada bağıra bağıra simit satan bir çocuk vardı. Basketbolcu birden durakladı… Sonra simitçiye yaklaştı: – Simidin kaça koç ? – 300 Bin abi. Çıtır çıtır…. – Tezg…ahta kaç simit var ? – 70-80 tane var herhalde… – Hepsini alsam ne tutar ? – Hemen hemen 24 milyon. – Al sana 30 milyon… Farz...
İşadamı, ofisinde geç saatlere kadar sekreteri ile ciddi ciddi çalışır. Geç olmuştur, günün yorgunluğuna ek olarak acıkmışlardır. ‘Hadi çıkalım artık, gidip bir şeyler yeyip evlerimize gidelim’ çıkarlar, bir lokantada iyi bir akşam yemeği yerler, biraz da alkol alırlar, sonra işadamı, sekreterini evine bırakır. O ara, sekreter, nezaketen, bir kahve içmek isteyip istemediğini sorar. İşadamı da neden olmasın diye düşünüp kabul eder. Kahveyi içki takip eder, içkiden sonra ruhlar ısınır ve birlikte olurlar. İşadamı kalkar,...
1989 yılı… Türkiye ilk defa yabancı menşeili pizza dükkanlarıyla tanışır. Türkiye’ye birkaç dükkan açarak pazarın nabzını yoklayan ünlü marka aldığı sonuçla şoka girer. Bekledikleri gibi olmaz. Boğazına düşkün olduğu için pizzayı seveceğini düşündükleri Türk tüketicisi, pizzayı sevmez. Dükkanlar kapatılır. Geri dönülür. 1991 yılı… Murakami-Wolf-Swenson Productions’ın ürettiği bir çizgi film dünyada büyük ilgi görür. Yapımcı şirket Türkiye’deki bir özel kanala bu çizgi filmi teklif eder. Kanal şaşkındır, fiyat gerçekten olması gerekenin %10’udur....
Atatürk, Mersin'e yaptığı gezilerden birinde, kentte gördüğü büyük binaları işaret ederek sormuş: “Bu köşk kimin?” “Kirkor'un.” “Ya şu koca bina kimin? “Yorgo'nun.” “Ya şu apartman kimin?” “O da Salomon'un.” Atatürk biraz sinirlenerek sormuş: “Onlar bunları yaparken ya siz neredeydiniz?” Toplananların arkalarından yaşlı bir köylünün sesi duyulmuş: “Biz Yemen'de, Tuna boylarında, Balkanlar'da, Arnavutluk dağlarında, Kafkasya'da, Çanakkale'de, Sakarya'da savaşıyorduk paşam!” Atatürk bu hatırasını naklederken: “Hayatta cevap veremeyeceğim yegâne insan bu ak saçlı ihtiyar olmuştur.” der.
Sayfa başına git
Yandex.Metrica