Anlamlı Hikayeler

Kızının Düğün Masraflarını Karşıladı – Sırrını Öğrenince Kalbi Paramparça Oldu   Az sonra okuyacağınız hikaye genelin aksine mutlu sonla bitmiyor. Ancak çok önemli bir mesaj taşıyor.Sevdiğiniz insanlar tarafından kandırıldığınızı veya haksızca davranışlara maruz kaldığınızı düşünüyorsanız, her zaman yapabileceğiniz bir şey vardır. Bu nedenle hikaye önemli bir mesaj veriyor. Adam, her ne kadar zor bir kara imza atmak zorunda kalsa da, sanırım kendisi için en iyi olanı yapmış.Hikâyeyi okuduktan sonra adama hak...
Ahmet Bey, karşı komşusu Deniz Bey’le tarla yüzünden kavga ederler. Deniz Bey, Ahmet Bey’i bir güzel döver. Ahmet Bey bu durumu hâkime şikâyet eder. Ahmet ve deniz beyler hâkimin huzurundadırlar. Deniz Bey mahkemeye gelmeden önce ceza alacağını düşünerek, bir kağıda on tane ince altın yapıştırır, cebine koyar ve mahkemeye öyle gelir. Hâkim, Deniz Bey’e; “Ahmet Bey’i dövmüşsün, senden şikâyetçi, anlat bakalım” deyince, Deniz Bey; “Anlatacak bir şey yok, hâkim bey! Evet, ben...
iki seyyah derviş bir şehirden diğerine memleket memleket gezerlerken, bir gün taşkın bir dere kıyısına gelmişler.. tam suyu geçeceklermiş ki, az ötede korkudan tir tir titreyen, yapayalnız ve genç bir kadını farketmişler. dervişlerden biri hemen kadının yardımına koşmuş. onu sırtına almış ve suyu öylece aşmış. sonra da kadını derenin öte yakasında yere bırakıp helalliğini de almış. böylece diğer derviş ile beraber yola revan olmuşlar. ancak yolun kalan kısmında öteki dervişin ağzını bıçak...
Allah eşeği yarattı ve ona dedi ki: ‘Sen bir eşeksin. Sabahtan aksama kadar yorulmadan, yakınmadan çalışacaksın ve ağır yükleri sırtında taşıyacaksın. Ot yiyeceksin, az akıllı olacaksın ve 50 yıl yaşayacaksın’ Eşek cevap verdi; ’50 sene böyle bir hayat için çok çok fazla. Lütfen bana 20 yıldan fazla verme’! Ve öyle oldu. Sonra Allah köpeği yarattı ve ona dedi ki: ‘Sen bir köpeksin. İnsanların mallarını koruyacaksın. Onların en yakın dostu olacaksın. Geriye kalan artıklarını yiyeceksin ve 25...
Yıl 1912, İngilizler Hindistan’ı işgal eder, Hindistan Kralı Osmanlı’dan yardım ister. Yıllardır savaş içinde olan Osmanlı bu yardımı karşılıksız bırakmamakla birlikte 350 kişilik bir askeri birliği gemiyle Hindistan’a gönderir. 350 kişilik birlikten 20 kadarı hastalıktan yolda şehit olur, kalan 330 Osmanlı askeri Hindistan’a çıkarlar ve İngilizlerle savaşmaya başlarlar. Mühimmat açısından kısıtlı olan Osmanlı askerleri birkaç günlük mücadeleden sonra teknolojik donanıma sahip İngiliz askerleri karşısında yenik düşerler ve 40 kadarı esir alınır,...
Sevdiği kıza kavuşamadığı için çekip gitmek isteyen gence, bilge sorar: – Mecnun Leyla’sından vazgeçti mi? - Hayır. - Kerem Ateşten kaçtı mı? - Hayır. - Ferhat dağları delmekten korktu mu? - Hayır. Bilge gence tekrar sorar. Ya Kocadağlı Ahmet. Genç bir süre durup düşündükten sonra; Onu hiç duymadım ki efendim deyince, Bilge; Çünkü o VAZGEÇTİ...
Adamın biri cinayetten içeri atılır. Bir avukat bulunur adama. İlk görüşmelerinde avukat “Merak etme seni kurtaracağım” der. Adam da avukata güvenir ve mahkemeye çıkar. Karar ise idamdır !… Adam doğal olarak avukatına kızar, köpürür. “Hani beni kurtaracaktın?” der. Avukat da “Sen merak etme. Bu daha bir şey değil. Temyiz var. Seni kurtaracağım” yanıtını verir. Dava temyize (karar düzeltmeye) gider. Ama, mahkemenin verdiği idam kararı bozulmaz, tersine onaylanır! Adam yine avukatına döner ve sorar: “Hani temyizde beni kurtaracaktın?” Avukat gayet sakin...
Anadolu’da, çay içilirken genellikle şeker çaya karıştırılmıyor, kıtlama yapılıyor. Bunun çıkışı ise çok ilginç… Eskiden İran’da çaya tatlandırıcı olarak hurma ve üzüm katılıyordu. İngilizler İran’a şeker satmaya kalktıklarında bunu başaramadılar. Sonra İranlı Mollalarla irtibat kurdular. İngilizler Mollaların vereceği fetva karşılığında kazancın % 10’nu teklif ettiler… Nitekim bir cuma namazında ( İran’da cuma namazları o bölgenin en büyük camisinde ve çok kalabalık olarak kılınıyor ) cuma hutbesinde mollalar şu vaazı verdi: “Siz Allah’ın nimeti olan hurma...
Sa’lebe bin Abdurrahman adında genç bir Sahabe vardı. Bir gün yolda giderken, bir evin açık kapısından içeri baktığında, bir kadının yıkandığını gördü. Sonra çok pişman oldu. Medîne’den çıkıp dağda yaşamaya başladı… Bir müddet sonra, Resûlullah efendimize Cebrâil aleyhisselâm gelip, durumu haber verdi. Peygamber Efendimiz de hazret-i Ömer ile Selmân-ı Fârisî hazretlerine onu bulup getirmelerini emretti. Bunun üzerine genci aramaya çıktılar… Dağda bir çoban, onları gencin bulunduğu yere götürdü. Genç, Hazret-i...
Derler ki, Süleymaniye Camii’nin temellerini atan Sinan, inşaatı paydos etti… Amacı, deprem bölgesinde yapılan bu caminin temellerinin iyice yerleşmesi, sapa sağlam hale gelmesiydi. Daha sonra tekrar inşaata başlayacak ve muhteşem âbideyi vücuda getirecekti. Bunu anlama ferasetinden mahrum olan rakipleriyle sevmeyenleri, el ele bir söylenti çıkardılar: “Sinan’ın gözü yıldı, Şah-ı Cihan’ın camisini yapmaktan vazgeçti.” İran casusları, bu söylentiyi biraz degiştirip, İran Şahı Tahmasb’a yetiştirdiler: “Padişah’ın parası bitti, hevesle başladığı cami yarım yamalak kaldı.” İran Şahı...
Sayfa başına git
Yandex.Metrica