Canan Karatay’dan Antidepresan Uyarısı! “Ben iki aile büyüğümü de antidepresan yüzünden kaybettim. Biri abimdi, intihar etti”

Canan Karatay’dan Antidepresan Uyarısı! “Ben iki aile büyüğümü de antidepresan yüzünden kaybettim. Biri abimdi, intihar etti”

Prof. Dr. Karatay, “Günümüzde peynir-ekmek gibi antidepresan kullanılıyor.

Tabii ki işe yaradığı da oluyor ama kişiliği bozduğu, intihara sürüklediği de oluyor. Ben iki aile büyüğümü de antidepresan yüzünden kaybettim. Biri abimdi, intihar etti” dedi. Karatay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Abim depresyona girdi. Bu da normal. Normal olmayan, depresyon yaşıyor diye dönemin en önemli hekimlerinin ona üç ayrı antidepresan vermesi.

Ve o ilaçlar onu kötü etkiledi, sonunda da intihar etti…”

 

Kendi halinde, iddiası olmayan bir hekim gibi duruyorsunuz. Ama polemikçi çıktınız hocam! Neden bütün bunlar? Nihai bir hedef var mı?

Olmaz mı? 56 yıllık hekimim. Biz hakiki hekimlerle büyüdük. Modern tıbba, ilaç endüstrisine hizmet edenlerle değil. Onlar çoğalsın istiyorum. Tek hayalim, tek idealim var, her şeyi de onun için yapıyorum: Sağlıklı bir toplum ve sağlıklı bir gençlik olması. Bakın siz gençsiniz ama ‘mutlu yaşlılık’ geçirmek diye bir şey var. Ve bu bizim elimizde. Sorunsuz, sağlıklı beden ve ruh. Bunların temelinde bozukluk olunca, gerisi de geliyor. Hastalıkların hiçbiri ilaç eksikliğinden değil, vücuttaki temel bozukluklardan. Depresyon ilaç eksikliğinden değil, tansiyon ilaç eksikliğinden değil. Mide bulantısı, ülser ilaç eksikliğinden değil. Bunları altta kaynatan neler var? Dünya artık bunu inceliyor. Hakiki tıp bu.

“Tıp bir sanattır” diyorsunuz.
Biz bilim diye biliyorduk.
Hayır. Tıp, bilim değildir, sanattır ve bu sanatın objesi insandır. Tıp, bilimi ve teknolojiyi, kendi sanatı için kullanır. Tıp İbni Sina’dan, Hipokrat’tan beri aynı insana hizmet eder. Beden ve ruh sağlığı olarak aynı insana, aynı problemlere. Değişmez bu. Üzüntüler, sevinçler, ölümler, doğumlar değişmez. Ne değişir? Teknoloji ilerler. Amaaaa teknolojinin ilerlemesi de ‘modern tıp’ demek değildir.

“ABİM ANTİDEPRESAN YÜZÜNDEN İNTİHAR ETTİ”

Günümüzde peynir-ekmek gibi antidepresan kullanılıyor. Tabii ki işe yaradığı da oluyor ama kişiliği bozduğu, intihara sürüklediği de oluyor. Ben iki aile büyüğümü de antidepresan yüzünden kaybettim. Biri abimdi, intihar etti. Babamı kaybettiğimizde, o 25, ben 24 yaşındaydım. Tıp öğrencisiydik. Herkes babasını kaybedince üzülür, biz de çok sarsıldık. Abim depresyona girdi. Bu da normal. Normal olmayan, depresyon yaşıyor diye dönemin en önemli hekimlerinin ona üç ayrı antidepresan vermesi. Ve o ilaçlar onu kötü etkiledi, sonunda da intihar etti. Diğer aile büyüğüm de halamın oğluydu. O da antidepresan kullanıyordu. Bağırsak felci oldu.

EKMEK BAĞIMLILARINA DUYRULUR! BROMÜR BİR FELAKET

Yıllardır “Ekmekten uzak durun” diye vurguluyorsunuz. Ekmek yemeden doymayanlar ne yapacak?
Ekmek en güçlü iştah açıcı. Ekmek yemeden doymayanlar, ekmek bağımlısı olmuştur. Çünkü ekmeğin içinde bulunan modern buğdaydan yapılan glüten, beyindeki mutluluk reseptörlerine bağlanır ve sizi geçici olarak mutlu kılar. Onun için devamlı ekmek yeme ihtiyacı doğar. Ama ekşi mayayla siyez buğdayından yapılmış ekmek yiyebiliriz. O zaman zaten acıkmıyorsunuz da.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
Yandex.Metrica