Beynamaz

Beynamaz
11 Nisan 2019 tarihinde eklendi, 2.196 kez okundu.

BEYNAMAZ

Hâdisenin kahramanlarından birisi arkadaşımın babası. Hayli sene önce rahmetli oldu, diğeri ise onun bir arkadaşı.

Bunlar, vaktiyle etrafında orman bulunan bir köyde yaşıyorlar. Gayrı tarla mı açıyorlar, yoksa yaklaşan kış için yakacak mı tedarik ediyorlar bilmem.

Küreği, kazmayı, baltayı alıp kök sökmeye gidiyorlar.

Ben görmedim; arkadaş dedi ki; “Belâlı bir iştir, insanın burnundan getirir. Ağaç dibinin etrafını daire şeklinde kazacaksın, yolunu kesen kökü keseceksin, iyice derine gideceksin ki sökebilesin; zor iştir yani.”

Neyse, sabahın köründe başlıyorlar kök sökmeye. Bir, iki derken kuşluk vakti geliyor; biraz istirahat edip yeniden kazmaya sarılıyorlar. Arkadaşın babası bir ara güneşe bakıyor, “Ooo, güneş batıya yıkılmış nerdeyse, öğle geçmiş, haydi Mahmut, şu derede abdest alıp da namazımızı kılalım!”

Adamın adı Mahmut filan değil, meselâ dedik yani. Mahmut, kasketi arkaya yıkıyor; ağrıyan belini dinlendirmek istercesine arkaya doğru kaykılıp çatırdattıktan sonra yağlığı ile terini silip önündeki yarısı sökülmüş köke bakıyor, “Hele sen git de, ben şu kalan iki kökü daha söker gelirim!”

Arkadaşın babası, yeni bir şevkle kazmaya sarılan Mahmut’a şöyle bir bakıyor, “Ulan köftehor, şurada dört rekât namaz kılmak, iki kök sökmekten daha mı zor?” 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
Yandex.Metrica