Aslı Zen

Aslı Zen Kimdir?

Aslızen Yentur… Ferhat Göçer’in “Cennet”, Fatih Ürek’in “Hadi, Hadi” şarkılarıyla ünlendi ama İzel’in “Sayın Herşeyi Bilen”, Hakan Peker’in “Gel Otur Şöyle”, Rober Hatemo’nun “Yan Bahçe”, Demet Akalın’ın “Kader ve İhanet”, Pınar Aylin’in “Aşk Kılıcı”, Tuğba Özerk’in “Maşallah Kahpe Dünya”, söz yazarı ya da bestecisi olduğu şarkılardan sadece birkaçı.

17 yaşında şarkıcılık hayali ve annesini bulma ümidiyle evden kaçmış Yentur, yıllar sonra âşık olduğu erkeğe kısa mesaj geçerken söz yazabildiğini, evdeki gitarı tınlatırken beste yapabildiğini fark etmiş. Halen nota bilmiyor bu arada, evinde kocaman bir stüdyosu ve beyninden geçen tınıları notalara döken bir ekibi var nasıl olsa…

Söz yazabildiğinizi keşfetmeniz, ne zamana denk geliyor?

Altı yıl önce, yine burada otururken (Bebek, Catz Cafe) erkek arkadaşıma mesaj atıyordum, herkes bana “Şiir gibi yazıyorsun şu mesajları” diyordu. Bir gün derdimi anlatamamaya başladım, mesajlar yetmedi. Kağıda yazdım söyleyeceklerimi. Eve gittim, gitarda bir şeyler denedim, bestesi oldu.

Hangi şarkı çıktı o gün?

Daha kimse söylemedi onu, bir gün ben söyleyeceğim. Adı; “Canım bebeğim”

Bütün bu şarkılar aynı adama mı?

Evet. Ama sonradan değişti, sizi gördüm size yazdım, sizin sevgilinizle aşkınızı dinledim yazdım, film izledim yazdım, seyahat ettim yazdım.
Çok da kolaymış,  öyle mi?

Birikim… Mesela son iki aydır tek kelime bile yazamıyorum. Yoksa hayatımda şiir bile yazmamıştım. Yoksa, benim hayalim şarkıcı olmaktı, besteci olarak ünleneceğimi söyleseler hayatta inanmazdım.

Peki ne oldu o uğruna besteler yapılan adama?

Olmadı, zamanı doldu, bitti. Bir yerde başkalaşıyorsun. Büyüdüm, değiştim. Sadece aşkla olmuyor her şey. Ama bir daha öyle âşık olabileceğimi sanmıyorum, onun da başkasına…

 

Biliyor mu bütün bu aşk şarkıları ona yazıldı?

Biliyor, hepsini biliyor.

Şarkıcılık geçmişiniz de var, ne zamandan beri söylüyorsunuz?

17 yaşımdan beri. “Şarkıcı olacak kızımız”, “TRT sanatçısı olacak kızımız” diye büyütüldüm. Dedemle babaannemin yanında büyüdüm. Halk ozanlarıyla, Hacı Bektaş derneklerinde büyüdüm. Yedi yaşımda Arif Sağ ile ilk halk konserine çıktım. Sonrasında Sezen Aksu’yu keşfedince o tarzdan caydım, en büyük ozanı buldum.

İlk sahne deneyimi?

17 yaşımda sahneye çıktım, tabi yaşım fark edilince kovuldum. Makyaj yaptım, giyindim, bir de ceylan gibiydim, bir bakan bir daha bakıyordu. Büyük gibi davranıyordum. Makber okurdum, hatta “Makber Aslı” derlerdi bir dönem bana.

Okul ne oldu bu arada?

Kandilli Kız Lisesi’nden kaçmayım. Lisede okurken sahneye çıkmaya başladım.
Söz yazmak, beste yapmak mı daha zevkli, yoksa şarkı söylemek mi?

Galiba şarkı yapmak daha zevkli. Şarkı söylemek de çok zevkli ama nerede söylediğiniz çok önemli. Bir de şarkı yaptığınız zaman saygı görüyorsunuz bizim memlekette. Ama şarkıcıyım dediğinizde “Aman bir sürü var bundan” diyorlar.

Bir şarkıyı dinlettiren nedir?

Promosyon. Şarkıyı mecburen ezberlettiren bir düzen var. Ama sevmek başka bir şey. Kimin söylediği de çok önemli. Sezen Aksu bugün ne söylese dinlersin.

Şarkılarımı verirken ellerim titriyor

Bir şarkı yapmanız ne kadar sürer?

Bazen 10 dakika. “Cennet” mesela. 10 gün süren var, bir türlü bitiremediğim. Mesela, Zeliha Sunal’ın albümünde var, Hint şarkısı, matematik çalışmak gibi, tekerleme gibi bir müzik, kelimeleri oturtmak çok zordu. “Hadi Hadi” de öyledir. Hiç sevmedim şarkıyı, bu kadar tutacağını hiç düşünmedim. Üfleyerek yazdım. Ama iyi ki yazmışım.

Sizi ünlü yapan bu şarkı değil mi?

Ona üzülüyorum zaten, “Cennet” çok daha önceydi ama bir kez adım lanse edilmedi. Sağolsun Fatih, bin kere söyledi, insanlık başka bir şey, okul okumakla olunmuyor. Fatih Ürek’e burun çevirirsin ama bir gömlek üsttedir diğerinden.

Şarkı söylemek ile yapmak birbiriyle çelişmiyor mu? Birinde öne çıkmak, diğerinde geri kalmak şart değil mi?

Kesinlikle. O yüzden bazen şarkılarımı verirken, ellerim titriyor. “Benim gibi söyleyemez, lanet olsun” diyorsun. Sonra gurur duymayı öğrendim. Kompleksizim. Bana sürekli, “Sesin şahane,  ver beş kilo, kasıp kavurursun” diyorlar. Ama mesela İzel’in Hisar’da konserine gitmiştim, elimden tutup kaldırdı, şarkımı söyletti. Hayatımda böyle bir haz duymadım.

Nota biliyor musunuz?

Hayır, tembelim, öğrenmiyorum.

Nasıl beste yapıyorsunuz?

Bir ekibim var, bir de stüdyo kurdum.  Gitarımla çıkarıyorum sesleri, sonra notalara aktarıyorlar. Bir de yanımda sürekli kayıt cihazlarım ve şahane bir kayıt sistemi olan laptopum var.

Geçen hafta MÜYAP ödüllerinde Ferhat Göçer sizin şarkınızla ödülleri topladı. Ne hissettiniz?

Ekran başında ağladım. Çünkü o ödülleri ben aldım, her seferinde benim adımı söyledi. Tabii başka çaresi kalmadığı için.

Ödül size gelsin tercih etmez miydiniz?

Yok, ödül onun hakkı. Bir kere Demet Akalın, besteciyi tuttu elinden, sahneye çıkardı. Çünkü usul bilir. Ben davetli bile değildim. Yedi tane ödül alındı, en azından orada oturuyor olabilirdim.

Pişman mısınız Göçer’e şarkı verdiğinize?

O şarkının bu kadar sevildiğine memnunum. O sırada arkadaşımızdı, onu verdik. Arkadaşım zannettiğim için pişmanım. Yeni albümü için de bin kişiyi araya soktu, yine şarkı aldı benden.

 ARTI EKSİ

Bu işten para kazanıyor musunuz?

Tabii, gayet güzel para kazanıyorum. İzel’den, Demet Akalın’dan, telif haklarından kazanıyorum.

Şarkıcılık içinizde ukde midir?

Hayır küskünlüktür. Çünkü yıllarca şarkı söyledim ama saygı görmedim. Hayatımı buna adadım ama olmadı.

Asıl adınız Aslı ama son zamanlarda Aslızen olarak yazılıyorsunuz. Nereden çıktı Zen?

Çok sevdiğim bir arkadaşım rüyasında adımı Zen diye görmüş. Bu da ne demek diye Sezen Aksu’yu aradık, “Zen; kadın demek, çok güzel bir isim” dedi. “Aslızen gerçek kadın” anlamı taşıyor diye ismimi öyle yaptık.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
Yandex.Metrica